Datawarehouse-Pusula Akademi işbirliğiyle üyelerimize özel eğitim,sertifika ve kitap olarak sunacağımız ödüller vermek istiyoruz.Bunun için tek yapmanız gereken Datewarehouse sitesine üye olmanız ve bilişim dünyasındaki bu gönüllülük hareketinde sizlerinde katkıda bulunmasıdır.
Sitemize en See details
Datawarehouse.gen.tr Türkiyedeki Oracle kullanıcıları için bulunmaz nimet. Dünyada oracle hızla gelişmekte ve bu gelişime kayıtsız kalmak mümkün değil. Hiçbir beklenti olmadan bilgilerini sizinle paylaşan bu ekibe destek vermek Pusula Akademi See details
Hikayeye göre bir kral, sabah gezintisi sirasinda bir dilenciye rastlar. "Dile benden ne dilersen" diye soran krala dilenci gülerek, "sanki benim her dilegimi gerçeklestirebilecekmis gibi soruyorsunuz" der. Kral bu cevaba sasirir ve sohbet ilerler. "Pek tabii her dedigini yerine getirebilirim. Sen söyle bakalim, ne istiyorsun?" "Söz vermeden önce iki kez düsünün kralim" der. Dilenci siradan bir dilenci degildir.
Kral israr eder. "Ne istersen iste sana verebilirim. Ben güçlü bir kralim. Yerine getiremeyecegim hiçbir dilegin olamaz" der. Bunun üzerine dilenci, elindeki kâseyi krala uzatir ve "bu kâseyi herhangi bir seyle doldurabilir misiniz?" diye sorar. Kral bir kahkaha atar ve vezirine kâseyi altinla doldurmasini emreder. Kâse dolup tasmakta ama sonrasinda hemen bosalmaktadir. Altinlar, buhar olup uçmaktadir sanki. Kralin onuru kirilir.
Bir dilencinin kâsesini dolduramadigi ülkede kulaktan kulaga yayilir. Giderek pirlantalar, elmaslar, yaku
tlar akitilir kâseye. Ne var ki kâsenin dibi yoktur sanki. Dolup tasmasina ragmen kâse sürekli olarak bos kalmaktadir. Kral yenik düsmüstür. Dilenciye yakarir: "Tamam, tamam sen kazandin". "Dilegini yerine getiremedim ama lütfen bana kâsenin neden yapilmis oldugunu söyle" der. "Çok basit" diye yanitlar dilenci. "Insan dimagindan yapilmistir.
Yani insanin arzu ve isteklerinden. Doymak bilmez olusu bundandir. Bu gerçegi bir kez kavrarsan yasantin degisir. Istek dedigin nedir ki! Istek ulasilana kadar, belli bir süre heyecan veren bir duygudur. Örnegin bir is istersin... Bir araba... Ev... Es... Bir baska sey!.. Tek tek her birini elde ettiginde, her sey anlamini yitirir. Neden? Çünkü beynin, aklin onlari dislar. Is senin, araba da garajdadir ve artik istek uyandirmamaktadir. Heyecan, onu elde ettiginde sönüp gitmistir.
Gene bosluga düser, yeni bir istek yaratmak zorunda kalirsin. Istek doyumsuzluk uyandirir ve giderek bir ’dilenci’ olursun. Bir istekten bir digerine çirpinip durursun. Amacina ulasir ulasmaz bir yenisini yaratirsin. Istegin bu yönünü kavradiginda yasaminin dönüm noktasindasin demektir. Bu durum ancak seni mutlu edecek seyleri disarida degil, kendi içinde aradigin zaman gerçeklesir. Ve gerçek tatmine ve mutluluga ancak o zaman erisirsin" der. Gelelim hikayenin verdigi derslere: Kral bile olsaniz bir dilenciden bile ögrenebileceginiz çok önemli yasam dersleri olabilir.
Gerçek mutluluk insanin içinde ve kendisinin elindedir. Mutlulugu ve basariyi yakalayamayanlar, hatayi baska yerde degil kendi içlerinde aramalidirlar. Bir seyi elde etme hirsi degil, elde ettikten sonra da onu istemege devam edebilme becerisi yasami anlamli kilar. Bir kralin dilenciye, bir dilencinin de krala dönüsmesi an meselesidir. Yasam, dilenmek için çok kisa, dilenci olmak içinse çok uzundur...