Datawarehouse-Pusula Akademi işbirliğiyle üyelerimize özel eğitim,sertifika ve kitap olarak sunacağımız ödüller vermek istiyoruz.Bunun için tek yapmanız gereken Datewarehouse sitesine üye olmanız ve bilişim dünyasındaki bu gönüllülük hareketinde sizlerinde katkıda bulunmasıdır.
Sitemize en See details
Datawarehouse.gen.tr Türkiyedeki Oracle kullanıcıları için bulunmaz nimet. Dünyada oracle hızla gelişmekte ve bu gelişime kayıtsız kalmak mümkün değil. Hiçbir beklenti olmadan bilgilerini sizinle paylaşan bu ekibe destek vermek Pusula Akademi See details
Tarih, 3 Haziran 2009. Yer, Sütlüce Kültür Merkezi. Dünyanin dört bir yanindan Türkiye ye gelen çocuklar, Türkçe Olimpiyatlari nin Istanbul daki sarki finalinde birinci olmak için yarisiyor. Salon tiklim tiklim. Sahneye çikan her çocuk bol bol alkis aliyor. Sira Pakistanli Muhammed e geliyor. Fatih Kisaparmak in ünlü Bu Adam Benim Babam sarkisini seslendirmeye basliyor. Sarkiyi sanki Muhammed degil, Fatih Kisaparmak söylüyor. Gözyaslarini tutamayan Kisaparmak in zaman zaman eslik ettigi sarki bitince Pakistanli Muhammed için büyük bir alkis kopuyor. Gecenin sonunda sonuçlar açiklaniyor, Muhammed birinciligi elde ediyor. Samanyolu TV den naklen yayinlanan 7. Türkçe Olimpiyatlari nin sarki finali, o günkü programlar içinde Yaprak Dökümü nün ardindan ikinci oluyor.
Resat Nuri Güntekin in ayni adli ünlü romanindan televizyona uyarlanan Yaprak Dökümü, sadece o gün degil, neredeyse tüm sezon birinciligi kimseye kaptirmiyor. Bir babanin, geleneksel degerlerden uzak, farkli tutkular
pesinde kosan çocuklari ve dagilan ailesi için ne kadar ugrastigini anlatan dizi, her çarsamba insanlari ekran karsisina kilitliyor.
Hatirlanacagi gibi, yönetmen Çagan Irmak in 2005 yapimi Babam ve Oglum filmi de Yaprak Dökümü gibi çok begenilmisti. Izleyen herkesin gözünü nemlendiren film, Türkiye de 3,5 milyon izleyici sinirini asan nadir sinema eserlerinden biri olma basarisini göstermisti.
Görüldügü gibi, içinde babalarin oldugu, babalarin geçtigi diziler, filmler, siirler, sarkilar, türküler ve programlar, toplum tarafindan büyük bir ilgiyle takip ediliyor. Bu, Türk aile yapisinda evin diregi baba nin çok önemli bir yeri oldugunu gösteriyor. 2009 yilinin en uzun günü olan önümüzdeki pazar (21 Haziran), Babalar Günü. Biz de çesitli kesimlerden ünlü isimlere baba kavramini sorduk. Ilginç cevaplar aldik.
Mehmet Kemal Yazicioglu (Merhum Vali Recep Yazicioglu nun oglu): 21 yasimdayken yitirdim babami. Iki kiz çocuktan sonra hem en küçük hem de ailenin tek erkek evladiydim. Bu da bana olan ilgiyi artiriyordu. Babama dair hatirladigim en önemli sey, bana verdigi ögütler. Bana hiçbir zaman makamin esiri olmamami, bürokrasi hastaligina yakalanmamami tavsiye ediyordu. "Hangi sifati alirsan al, makamindan seref alan degil, makamina seref veren birisi ol." derdi. Gün geçtikçe bu cümleyi daha iyi anlayabiliyorum. Onunla en çok spor yapmaktan hoslaniyordum. Rafting, yamaç parasütü gibi zor sporlarla ugrasiyordu. Simdi aramizda degil. Onu çok özlüyorum. Benim için baba kelimesi oldukça anlamli. Nedeni ise Recep Yazicioglu gibi Türk halkinin çok sevdigi bir kisi, benim babam.
Dervis Zaim (Yönetmen): Ben de bir babayim. Oglumun tek kelimeyle âsigiyim. Hayatimda yaptigim en iyi birkaç seyden biridir oglum. Kendi babama gelince. Baskici bir otorite kurmadi üzerimizde. Bunun da hayatimda kendi yolumu bulmamda önemli bir faktör oldugunu düsünüyorum. Babamla ilgili aklima ilk gelen hatiram su: Savas (Kibris Baris Harekâti) sonrasiydi. Babam biz istemedigimiz hâlde eve tuvalle birlikte yagli boya resim malzemesi getirmisti ve bizimle birlikte resim yapmisti. Bu beni çok etkilemisti.
Hakan Balta (G.Sarayli millî futbolcu): Baba denince baba oldugum gün aklima geliyor. Üçüncü oldugumuz 2008 Avrupa Sampiyonasi öncesiydi. Sampiyonaya giderken baba oldum. Allah tan çocugumu görüp Millî Takim kampina gitmistim. Sampiyona sonrasindaki iki haftalik tatilde çocugumla doya doya birlikte oldum. Ardindan Galatasaray in hazirlik kampi basladi. Bu kamp daha zor geldi bana. Oglumun uguruna da inaniyorum. Esimin hamile kaldigini ögrendigimiz gün Galatasaray a transfer oldum. Dogdugunda da sampiyon olduk.
Kenan Isik (Sanatçi): Babami erken kaybettim. 11 yasimdaydim. Bir babaya sahip olmanin, baba-ogul iliskisinin nasil bir sey oldugunu bilmiyorum. Agir, hüzünlü bir eksiklik yani. Ama onu bir düs gibi animsiyorum. Ve animsadigim o babayi seviyorum. Çok genç yasta hayatini kaybettigi için de içim yaniyor. Çocuklarinin büyüdügünü göremedi. Askerliklerini, dügünlerini, gelinlerini, torunlarini. Hem ana hem baba olan karisinin onlara nasil kol kanat gerdigini ve babasizliklarini hissettirmemek için elinden geleni yaptigini. Evet. Hepsi bu iste.
Kerem Alisik (Oyuncu): Babalik benim için sevgi, özlem, hasret, heyecan, mutluluk ve gurur demek. Babamin kocaman sefkatli ellerinde sevgiyle tanistim. Onun kucaginda yarinlarin kaygisini unuttum. Benim gözlerimden akan bir damla yas, onun coskulu sesinde tebessüm oldu. Direnmeyi, güvenmeyi, sevmeyi ve üretmeyi ögrettigi için babama tesekkür ederim. Oglumun da gözümün önünde degerlerine bagli, efendi, tertemiz, dürüst, vicdanli ve samimi bir evlat olarak yetismesinden fevkalade büyük mutluluk duyuyorum. Oglum benim efendim.
Nuriye Akman (Gazeteci-Yazar): Babam beni okumaya yönlendiren, hayata çok yönlü bakmami saglayan bir yol göstericiydi. Bu anlamda kendimi sansli buluyorum. Her baba-kiz arasinda olabilecegi gibi kusak çatismalarini biz de yasadik. Ama ufkunun genisligi sayesinde bunlari astik. Bana kitap okumayi sevdirdi, hosgörü gibi temel degerleri ve dünyaya at gözlügüyle bakmamayi ögretti.
Fatih Kisaparmak (Sanatçi): Babalar günü ve benzer günleri biraz göstermelik buluyorum. Çok da önemsemiyorum. Çünkü bu tür günler hayatin geneline yayilmasi gereken bir anlam tasimali. Babasi hayatta olmayan ya da çok uzaklarda bulunan kisiler açisindan hüzünlü saatlere de yol açiyor. Ben de bu hüznü yasarim. Babamdan ötürü yasadigim bu hüznü, çocuklarimin boynuma sarilisiyla telafi ediyorum. O Adam Benim Babam türküsünde tanimladigim kisi, tamamen benim babam degil aslinda. Ülkemiz babalarinin, Anadolu babalarinin prototipini anlatmaya çalistim. Bizi biz yapan degerleri bir sanatçi olarak çok önemsiyorum. Sanatin yapistirici misyonunu hep ön planda tuttum. O anlamda ülkemin müzikal kültürünün mayasina karisabilmek ve bir arti deger sunabilmek adina o türküyü besteledim. Büyük oglum lise 3 e geçti, küçük oglum 4 yasini tamamladi. Her ikisi de bu sarkiyi diger eserlerimden ayri tutuyorlar. Belki de babalarina olan duyarliliklarini daha fazla hissediyorlar. Zaman geçse de babalik kavraminin dönüstügünü düsünmüyorum. Ben büyükbabamla beraber de ayni evi paylastim. Babamla da 23 yil beraber yasadik. Babam ve büyükbabamin baba-ogul iliskilerindeki sevgi, saygi ve güven gibi kavramlari ben de kendi babamla yasadim. Ogullarimla da yasamaya devam ediyorum.
Ercan Saatçi (Sanatçi): 365 günün sadece bir gününde babalarin ya da annelerin hatirlanmasini kabul etmiyorum. Babalik duygusunu ben her gün yasiyorum. Evlat sahibi olunca insan, babasinin da kiymetini anliyor. Baba olmak dünyanin en güzel seyi. Babamdan ögrenip çocuklarima sakladigim en önemli meziyet, yalan söylememek ve dürüst-namuslu olmak. Hepimiz bunun için yasiyoruz. Çocuklarim, namuslu ve itikatli insanlar olsunlar; bu bana yeter.
Ertugrul Saglam (Bursaspor Teknik Direktörü): Annem ve babam hayatimda çok önemli insanlar. Bugün bir yerlere geldiysek onlarin sayesinde geldik. Onlardan aldigimiz terbiye sayesinde. Ikisinden de Allah razi olsun. Babamdan bir kere dayak yedim. O da çok küçüktüm. Evimizin yakininda bir meyve bahçesi vardi. O bahçeden arkadaslarla ayva almistim. Bizi ayva alirken gören amcalar oldu. Babama sikâyet ettiler. Babam çok kizdi. Bir daha kimsenin bahçesinden bir sey almamami tavsiye etti. O gün bugündür de kimsenin bahçesinden izinsiz bir sey almam.
Bülent Korkmaz (Teknik Direktör): Babam, hayat tecrübesini bana asilamistir. Dogru adim atmam için her zaman destek olmustur. Karakterimin ve hayata bakisimin olusmasinda büyük rolü vardir. Babalar Günü nü kutlamak gibi bir aliskanligim yok. Ama kizlarim bu günde beni kutluyor.
Ahmet Çakir (Zaman Gazetesi Yazari): Dogrusunu isterseniz benim kusagimin kaderi buydu: Sadece babamizla degil, tüm sevdiklerimizle hep mesafeli kaldik... Ayrica içinde bulundugumuz toplumsal ortamin getirdigi zorunluluklarin basinda sevgimizi saklamak gelirdi. O nedenle ne babam bir günden bir güne bana doyasiya sarilabilmis ne de ben ona karsi böyle bir sevgi gösterebilmisimdir. Birbirimizi görünüste uzaktan sevmek bir zorunluluk gibiydi ama özde derinden birbirimize akan bir damla oldugunu bilirdik. Varligimizin birbirimiz için tasidigi önemi de... Benim çiktigim televizyon programlarini izlerken gözlerinin bir baska türlü isidigini agabeyim söylerdi... Biraz da onu çok yakin bir tarihte kaybetmis olmanin verdigi, anlatilmasi pek kolay olmayan duygular içindeyim.
Harun Erdenay (Eski millî basketbolcu): Babamin (Kemal Erdenay) hayatimdaki yeri apayri. Beni basketbolcu yapan, beni yetistiren babamdir. Ayni zamanda antrenörüm oldu. Basketbol adina bana her seyi o ögretti. Bana hem babalik yapti hem de çok iyi bir meslege sahip olmami sagladi. Bir insanin babasinin ayni zamanda antrenörü olmasinin hem avantajlarini hem de dezavantajlarini yasadim. Dezavantaji; maç bittikten sonra herkes eve gittiginde maçi unutuyordu. Ancak biz evde maçi tartismaya devam ediyorduk. Avantaji ise benim neler yapabilecegimi çok iyi biliyordu ve bana tecrübelerini en ayrintisina kadar aktariyordu.
Perihan Savas (Oyuncu): Babalik benim için çok önemli bir olgu. Babami genç yasimda kaybettim. Keske yasasaydi. Eminim onunla keyifli zamanlar geçirirdim. Ayni sekilde rahmetli esim Yilmaz Zafer de yasasaydi çok iyi bir baba olacagina inaniyordum. Çünkü benden çok çocuk istiyordu.