Datawarehouse-Pusula Akademi işbirliğiyle üyelerimize özel eğitim,sertifika ve kitap olarak sunacağımız ödüller vermek istiyoruz.Bunun için tek yapmanız gereken Datewarehouse sitesine üye olmanız ve bilişim dünyasındaki bu gönüllülük hareketinde sizlerinde katkıda bulunmasıdır.
Sitemize en See details
Datawarehouse.gen.tr Türkiyedeki Oracle kullanıcıları için bulunmaz nimet. Dünyada oracle hızla gelişmekte ve bu gelişime kayıtsız kalmak mümkün değil. Hiçbir beklenti olmadan bilgilerini sizinle paylaşan bu ekibe destek vermek Pusula Akademi See details
Bazen giysilerimiz bizim adimiza konusuyor. Giysilerin dilini ögrenmemiz gerek. Haydi gelin, giysilerin diliyle tanisalim...
Ne kadar büyük bir hayal kirikligi yasadigi yüzünden okunuyordu. Sirketin Avrupa baskaninin Türkiye ye gelecegini ögrendigi zaman ne kadar da heveslenmisti. Onu etkilemeyi istemis, bu sekilde gelecekte bu sirkette yükselmek, yurtdisinda bir pozisyon elde edebilmek için bir avantaj yakalamak istemisti. O sabah nasil da özenle hazirlanmis, kiyafetlerine dikkat etmisti. Nasil bu kadar yanlis bir izlenim birakmisti? Kiyafetleri ile ilgili herkesin ortasinda aldigi elestiri onu yikmisti. O isinin ehli, güvenilir, saygin ama ayni zamanda genç ve dinamik bir is adami gibi görünmek istemisti. Sadece o gün için özel alisveris yapmisti. Hersey yolunda gidiyor diye düsündügü bir anda. Peki ama nerede hata yapmisti?
Kravat sayginligin sembolü. Kiyafetlerinizin konustugunu, sizin hakkinizda karsinizdakine pek çok sey söyledigini biliyor muydunuz? Belki siz d
e yukaridaki kadar nahos olmasa da kötü bir deneyim geçirdiniz bu konuda. Belki de kiyafetlerinizin verdigi mesajlarin önemini daha önceden farkedip, bunu lehinize kullanmaya baslamistiniz zaten. "Basari için Giyim" (Dress for Success) adli kitabin yazari John T. Malloy, kiyafetlerin hatta her bir parçanin bir anlami oldugunu, insanlara bir mesaj verdigini kanitlamak için New York da bir otobüs terminali ve bir metro istasyonu civarinda minik bir deneme yapmis. Bu deneme esnasinda yazar insanlara yaklasip, son derece utandigini ama cüzdanini evde unuttugunu, çok zor durumda kaldigini ve eve gitmek için 75 Cent e ihtiyaci oldugunu söylemis. Bunu günün en kalabalik zamaninda iki saat boyunca yapmis. Ilk saatte bir takim elbise giymis ama kravat takmamis. Ikinci saatte ayni takim elbiseye bir kravat eklemis. Ilk saatte 7,23$, ikinci saatte ise 26$ toplamis. Hatta ikinci saatte bir adam ona gazete almasi için para bile vermis. Malloy un vardigi sonuç:"Kravat sorumluluk sahibi olmanin ve sayginligin bir sembolü. Baska insanlara sizin kim oldugunuz hakkinda, itibarinizi azaltan ya da arttiran mesajlar veriyor." Yaptigi pek çok çalismanin sonucunda yazar, kiyafetlerin insanlar üzerinde yarattigi etkilerin, verdigi mesajlarin gerek is hayatinda gerekse sosyal hayatta basari için kaçinilmaz olduguna karar vermis. Kiyafetlerin dilini bilir, onlari dinlersek bizler de basariya dogru bir adim atmis oluruz, ne dersiniz?
Giysilerimiz çevremizdekilere neler söyler? Giysilerimiz çevremizdekilerin bize baktiginda ilk gördügü iletisim aracidir. Insanlar ne giydigimize bakarak bizler hakkinda pek çok konuda yargiya varirlar. Kiyafetlerimizin kisiligimizin bir yansimasi oldugunu düsünürler. Aslinda bütün bunlar tabii ki bilinçli yasanan bir süreç degildir. Tamamen geçmis bilgi ve deneyimler dogrultusunda olusmus kaliplasmis örnekler (stereotype), düsünce kaliplari yönlendirir kisileri. Kiyafetlerimiz temelde 3 konuda iletisim kurar ve karsimizdakilere bilgi verir. Degerlerimiz, o anki sosyal kimligimiz ve statümüz. Bazen bir is kadinin eteginin boyuna bakarak onun deger yargilariyla, düsünceleriyle hayata bakis açisiyla ilgili bir yargiya variriz. Bazen de son derece muhafazakar giyinmis bir genç kizin. Sonra o kisinin kiyafetine bir daha bakar ve onun bir anne, bir is kadini, bir ögrenci olup olmadigina karar veririz. En sonunda da sosyal hayatta ve is hayatinda nereye kadar ilerlemis oldugunu tahmin ederiz. Bir kot, beyaz askili bir tisört ve beyaz spor ayakkabilar giymis, saçlarini at kuyrugu yapmis bir genç hanimi örnek olarak inceleyelim. Öncelikle rahatina düskün, çok muhafazakar olmayan biri oldugunu düsünürüz. Çalismadigi konusunda tereddüt etmeyiz. Yasina göre ya ev hanimi ya da ögrenci oldugunu tahmin ederiz.
Ise giderken böyle giyinilmez ki! Bazen karsidan gelen kisinin kiyafetinin ütüsünün olmadigini farkeder, kirisikliklara bakip karsimizdakinin kiyafetleri ile :"Ben detaylara takilmam. Pek bir seye önem vermem. Kiyafetlerime, isime ve hatta gelecegime." diye bagirdigini duyariz. Bazen bastan asagi her yeri tasarimci logolariyla dolu birini görürsünüz. O giysiler size; sahibinin kendisine pek güveni olmadigini, bu pahali markalarin bu kadar görünür olmasi sayesinde karsisindakiler üzerinde bir üstünlük kurmak istedigini fisildar. Ya da karsinizdaki kisi parlak, göz alici bir kravatla is toplantisina gelmistir. Onu takan kisi farkina varmasa bile, kravati toplantidakilere "Dikkate ihtiyacim var!" diye seslenir. "Bana da bakin, beni de dikkate alin."
Rengin etkisini de unutmayalim. Kiyafetlerimizin istedigimiz sekilde konusmasini istiyorsak, sadece tarzimiza degil, o kiyafetlerin renklerine de dikkat etmemiz gerekiyor. Iki is kadini düsünün. Her ikisi ayni sektörde ve üst düzey yönetici. Her ikisi de ayni takim elbiseyi giymis. Ancak farkli renklerde. Düsünün ki, biri siyah, digeri bordo birbirinin aynisi iki takim. Bu kiyafetlerden biri klasik ve güvenilir oldugunu söylerken digeri kendisini giyen kisinin dikkati çekmeyi, farkli olmayi ne kadar çok sevdigini haykirir. Renk seçimlerimiz de bizlerin kisiliginin göstergesidir unutmayalim. Bazen otoriteyi, bazen güveni, bazen de enerjiyi anlatirlar. Biz farkinda olmasak da ruh halimizi, içinde yetistigimiz kültürü ve içinde bulundugumuz sektörü hatta bazen meslegimizi iletirler çevredekilere.
Sektörler, meslekler ve giyim tarzi. Bazi sektörler, bazi meslekler kurallari temel alir. O isi yapiyorsaniz, o sektörde çalisiyorsaniz, kurallara uydugunuz sürece, onlari uyguladiginiz sürece basarili olursunuz. Avukatlari ele alalim. Eger sizin için ya da sirketiniz için önemli bir dava söz konusuysa kurallari en iyi bilen, onlari taniyan, risk almayacak ve güvenilir birisini istersiniz muhtemelen. Kapinizi çalip son derece yaratici oldugunu söyleyen, her bir davasinda farkli teknikler uygulayan bir avukat korkutmaz mi sizi? Ya da bir tasarimciyi düsünelim. Sizin için baskalarindan farkli birseyler yapmasini istersiniz, degil mi? Farkli, yaratici bir insana ihtiyaciniz vardir. Tabii o insani ilk gördügünüz zaman alninda "Ben yaraticiyim" yazmadigi için görünüsüne bakarsiniz. Lacivert takim elbiselerini giymis, beyaz gömlegine son derece klasik bir kravat takmis bir tasarimciya bakip düsünürsünüz muhtemelen. Yaptigi isteki yaraticiligi neden kendisinde, kiyafetlerinde göremediginizi merak etmez misiniz? Yanlis anlamayin. Uçuk kaçik kiyafetlerden bahsetmiyorum. Belki farkli bir ceket, biraz daha esnek ama yine de is hayatina uygun bir kiyafet neden olmasin ki? Sizin içinde bulundugunuz sektör nasil bir sektör? Klasik mi? Nasil mesajlar vermeniz gerekiyor? Ben güvenilirim. Ben otoriterim. Ben degisime açigim. Ben farkliyim. Hangisi sizin mesleginizle, sirketinizin sektörü için vazgeçilmez mesaj? Peki o mesaji vermek için hangi kiyafetleri giymek gerekiyor?
Önce ne istedigimize karar verelim. Bazen farkina varmadan geçmisimizin bugünümüzü yönetmesine izin veririz. Belki geçmiste yasadiklarimiz, aliskanliklarimiz, duyduklarimiz ya da gördüklerimiz bugün bizi sahip oldugumuz hayat tarzini yansitmaktan alikoyuyor. Oysa eger ne oldugumuzu yansitamiyor, sahip çikamiyorsak husursuz ve sonunda da mutsuz oluruz. O halde ilk yapmamiz gereken kim oldugumuzun, ne mesaj vermek istedigimizin farkina varmak. Sonra da bu mesajlari kiyafetlerimizle nasil verecegimizi ögrenmek. Zor mu? Hayatta sizi basariya götüren adimlarin hangisi kolay?